Düldül Dağı Güney Yamacı Denemesi

Düldül Dağı, Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde Amanos Dağ sırası üzerinde yer almaktadır. En yüksek noktası 2208 metredir. Rivayete göre Hz. Ali’nin uçan atı Düldül bu dağa ayak izini bırakmıştır. Dağın heybetli sivrisindeki nal izini andıran oluşum ilk gördüğümde beni çok etkiledi.

düldül dağı

Gelelim bu tırmanışın nereden estiğine. Düldül Dağı ‘nı instagramdan takipleştiğimiz Osmaniye’li arkadaşım Mehmet Hamdi vesilesiyle gördüğümü zannettim. Halbu ki Düldül, çocukluğumdan beri Ceyhan’daki evimizin damından dağları izlerken hayranlıkla baktığım o sivri tepe idi. Özellikle havanın açık olduğu günlerde bulunduğu sıra dağın üzerinde heybetli kireç taşı kaya duvarı ışıldar dururdu.

Benim için bir dağın tırmanılası olması pek yüksekliği ile alakalı değildir. Özellikle sivri kayalık zirvesi olan dağlar gördüğüm an tırmanmak için beni planlar yapmaya sevk eder. Düldül Dağı ‘nı gördüğümde de onun dağcılık literatüründe yüksek irtifa sayılmayan 2200 metrelik yüksekliğini oralara gitmekten beni alıkoymamıştı.

Mehmet Hamdi’den tırmanışların genellikle dağın kuzey yamaçlarından yapıldığını öğrendim ancak biz fotoğrafta gördüğünüz dik güney yamacından tırmanacaktık. Mehmet daha önce bu rotayı, çocukluğunu bu dağda çobanlık yapmış olan Tahir Abi ile kullanmıştı. O yüzden Tahir abi de bizimle gelecekti, ta ki ben çobanlarla dağcıların partner olamayacağını anlayana kadar.

Tırmanış için 4 Eylül 2017 günü Çitli Köyü’ne ulaştığımızda, çantalarımızı bagajdan çıkardık, ben de 50 litrelik bir çanta içinde 3 litre su ile yaklaşık 10 kg. civarında bir ağırlığı vardı (çantanın kendisi 1.7 kg) ve Tahir abi’nin çanta eleştirileri başladı. İlk önce çantamı boşalttırmak istese de elbette kabul edebileceğim bir durum değildi. Zaten neyi çıkaracaktım içinden, ben sayayım bir de siz gözden geçirin;

  • İlk yardım çantası
  • 3 litre su (bu suyu 1900 metre civarında paylaştık)
  • Yiyeceğim, küçük boy noodle ve balık konserve
  • Kafa feneri
  • Dağcı ocağı, LPG kartuşu, alüminyum tava, tencere, mug
  • Yedek tişört, iç çamaşırı

 

düldül dağı

Başlangıcı yapacağımız patikanın girişindeki pınarda (bu rotada başka su kaynağı yok) sularımızı doldurduk ve yürüyüşe başladık diyeceğim ama öyle değil! “start verildi ve atlar yarışa başladı”.. Tahir abi önden koşar adımlarla gidiyor henüz düzlük sayılabileceği için dert etmiyorum gerçi Adana ve çevresi Eylül başı olsa da hala hissedilen 40 derecelerde. Neyse birazdan tırmanışa geçince tempo mecburen düşer diyorum ama öyle olmuyor 65’lik Tahir abi sanki hız sabitleyici kullanıyormuşçasına aynı hızda tırmanmaya başlıyor. Başlangıç patikası dik bir yamaçta bodur ağaçlar içinde çok güzel kıvrılıyor, sanki bir koridorda yürüyorsunuz. Bu arada düldül bize dişini gösteriyor ara ara, diş dediğim komple kendisi insanın gözü korkuyor ister istemez.

Tırmanış bol çarşaklı dik bir yamaçtan başlıyor ara ara çam ağaçları sıkça Tahir abi’nin “haydi haydi” sesleri.. Çarşaklı dik yamaç devam ederken çam ağaçları artmaya devam ediyor ancak rahatsızlık verecek bir sıklık yok zaten bu kayalık ve dik yamaçta o miktarda çoğalmaları bile hayranlık verici. Çarşaklı yamacı tamamlıyoruz ve kayalık sırtlara ulaşıyoruz. Burdan itibaren yürüyüş son buluyor artık tırmanıştayız. Bir bacayı tırmanıyoruz yukarı çıktığımızda manzara iyice etkileyici bir hal alıyor, oluşumlar o kadar düzensiz ve sarp ki insan kayboluyor bakarken.

Bu arada enerjim giderek sonlara geliyor çünkü çok hızlı tırmanıyoruz, Tahir abi sırtında 2-3 kiloluk bir çanta ile yavaşlatılamıyor. Biz ise hızlanamıyoruz, döndüğümde saatimin ritim bandından kontrol ediyor yer yer kalp atım sayım 195’i görmüş. Aman abi yavaş abi böyle yanlış abi derken hayran kalacağınız o sivri kayalardan oluşan Gökçekçatı’ya varıyoruz. Sağı ve solu uçurum olsa da belki de bundandır, sırt geçişlerine bayılıyorum, yorgunluğumu bir nebze unutuyorum. Tahir abinin çantamın ağırlığı, şimdiye varmamız gerektiği, 1500 metre gibi itibaren başlayan “dönelim mi” söylemleri derken stop diyorum altimetre 2050’de ve zirveye 150 metre irtifa kalmış. Tabi 200 metre aşağıda yoğun ısrar sonucu Tahir abi çantamı vermeye beni ikna etmiş. Sonra diyorum kendime kendi çantamı taşımadan çıksam da zirveye bu benim için zirve olmayacak. Bir anda söyleyiveriyorum “ tamam dönelim”..

Faaliyetin videosunda göreceğiniz çılgın inişimiz başlıyor. Geldiğimiz yoldan değil dağı biraz daha görebilmek adına içi çarşakla dolu dev bir kaydırağı andıran boğazdan inişe geçiyoruz. Çarşak yığınlar sürekli kayıyor, gevşek kayalar yuvarlanmaya başladığında 0’dan 100 km’ye 2 saniyede ulaşıyor. Dağın güney yamaçlarını yan yan geçmeye başlıyoruz. Her ne kadar Tahir abi ile tırmanış konusunda hiç uyum sağlayamasak da ve bir dağcı için son derece moral bozucu bir partner olsa da o yaşta ki kondisyonu dağı avcunun içi gibi bilmesi hayranlık verici. Bizi sanki Gollum’un Frodo ve Sam’i gizli merdivenlerden geçirdiği gibi kayalık yamaçlarda gizli patikalardan geçiriyor. Bir yandan yamaçtan uçmamaya çalışıyorum ama bir yandan da gözlerimi o yek pare kayalardan oluşan duvarlardan alamıyorum. Düldül Dağı benim için tekrar tekrar gitmek istediğim bir dağdı artık.

Düldül Dağı’nda sıkı dağcılık antrenmanları yapmak için öyle güzel parkurlar var ki, özellikle serbest kaya tırmanışı için ideal olduğunu düşünüyorum. Bence Adana ve çevresindekiler Düldül Dağı’na gelmeli ve güney yamacını denemeli diyorum ve birazda yapmış olduğum çekimlerden oluşturduğum videoyla o anları paylaşmak istiyorum.

Etiketler: Düldül Dağı , Dağcılık , Tırmanış Eğitimi , Dağcılık Eğitimi , Tırmanış Rotaları 

 

(Visited 282 times, 1 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İşlemin sonucunu yazınız * Time limit exceeded. Please complete the captcha once again.