Emler Zirvesi ve Yedigöller Kampı

İki yıldır kendime kış ve yaz hedefleri belirliyorum. Kış hedefim Erciyes’i gerçekleştirmemin ardından (Nisan ayı da olsa buz üstünde tırmanmıştık) sıra yaz hedefim Aladağlar’a gelmişti. Amacım sadece bir zirve yapabilsem bile, bölgeyi tanımak, ulaşım imkanlarını öğrenebilmekti. 3-4 Ağustos 2018 tarihlerinde Aladağlar’a kavuştum ve bir yanımı orada bırakıp geri döndüm. 

Faaliyeti Planlamadan

Aladağlar, dağcılıkta ustalaşma adına Türkiye’de ki önemli bir dağ silsilesi.  Ancak dağ silsilesi çok geniş bir alana yayılmış olduğundan, nereden yaklaşım yapmanın en uygun olacağı, su kaynakları ve kamp yapılabilecek yerlerin bilinerek gidilmesi gerekmekte. Aksi taktirde eli boş dönmek hatta kaybolmak bile mümkün.  İşte bu sebeplerdendir ki Aladağların öyle elini kolunu sallayarak gidilmeyecek bir yer olduğunu biliyordum. Daha önce gittiğim Hasan ve Erciyes Dağları gibi karşımda duran bir zirve yoktu bu sefer. Zirveler vardı ve benim gideceğim zirveleri harita üzerinden belirlemem gerekiyordu.

Rehbersiz gideceğimiz için teknik malzeme gerektiren zirveleri kapsam dışında bıraktım. Her ne kadar boltlu noktalarda istasyon kurup ip inişi yapabilecek kadar bilgimiz ve deneyimimiz olsa da henüz çok acemi sayılırdık. Bu seviyede teknik bilgi ile sadece dönüşü bile ip inişi gerektiren bir rotaya girmek herhangi bir aksilikte bizim için trajediye dönüşebilirdi. Çünkü doğanın önümüze koyacağı sürprizler -mesela zirve dönüşü sis çökmesi- ilk defa gelinen bir yerde pek sınırlı olan tecrübelerimizi aşabilirdi. Bu nedenle teknik malzeme kullanmadan hangi zirvelere güvenli bir şekilde ulaşabiliriz diye araştırmalara başladım.

Planlama Aşaması

Öncelikle üyesi olduğum ve Aladağları çok iyi bilen BUDAK başkanı Korkut GÜVEN hocamdan zirveler ve dağa yaklaşımın nerden, nasıl yapılacağı hakkında bilgiler aldım. İlk olarak Emler Zirvesi’ni planımıza dahil ettim. Ancak toplamda üç günlük bir faaliyet yapmak istediğimizden başka zirve/zirvelerin arayışına devam ettim. Bu arayıştaki kriterim öncesinde belirttiğim gibi teknik malzeme gerektirmeyen yerlerdi. Bu araştırmalar sırasında Dursun ŞİMŞEK’in kişisel web sitesindeki anlatımlar ve detaylı fotoğraflardan müthiş fayda gördüğümü de ayrıca belirteyim. Ve tabi olmazsa olmazımız Wikiloc kayıtları ve bölgenin offline haritalarını telefonuma indirmeyi ihmal etmedim. Neticede arkadaşım Emre DEMİRDÖĞEN ile üç günlük faaliyet yapıp, Emler Zirvesi ve Yay Boynu zirvelerine erişmeyi hedefledik.

Planımız şöyle idi; 2 Ağustos 2018 günü Bursa’dan yola çıkıp 3 Ağustos günü Niğde’ye ulaşıp oradan Çamardı’ya bağlı Çukurbağ Köyüne ulaşmaktı. Orada Korkut Hocamın tavsiyesi ile ulaştığım Mehmet ŞENOL’la buluşacak, başlangıç noktamız olan 2.200 metredeki Karayalak Boğazı girişine gidecektik. Ardından kamp yükü ile Karayalak Boğazı’ndan 3.400 metredeki Çelik Buyduran geçidine çıkacak, çantalarımızı geçidin bir kenarına bırakıp 300 metre daha yükselerek Emler Zirvesi’ne çıkacaktık. Daha sonra 3.100 metredeki Yedigöller Kamp alanına inerek kampımızı kuracaktık. 4 Ağustos günü ise H2, H3, H4, Sunar, Okşar ve DKSK zirvelerinden oluşan Yay Boynunu tamamlayıp tekrar kamp alanına dönerek ertesi gün Karayalak Boğazı’na inerek faaliyetimizi tamamlayacaktık.

İlk Gün – Başlangıç Noktasına Varış

3 Ağustos 2018 günü Otobüs ile çıktığımız yolda sabah 06.00 sıralarında Niğde’ye ulaştık. Niğde otogarına ulaşılmasının ardından Çamardı’ya gitmek için küçük otogara gidilmesi gerekiyor. Otobüs servisleri küçük otogara gittiğinden çantanızı kaptığınız gibi oyalanmadan servisin yolunu tutmanızı öneririm. Yoksa taksiye binmeniz gerekecek, yürüme mesafesinde bir yer değil. Sabah Niğde’ye varınca ne yiyebiliriz diye düşünürken küçük otogarın yanında çorbacı ve paçacıların olduğunu öğrendik. Yalnız dikkat küçük otogarın içindeki değil. Hepsi hepsi iki-üç saatlik uyku, yol yorgunluğu ve heyecan duyguları içinde içtiğimiz o sıcak şey bizim ilk kahvaltımız oldu. Dikkat ederseniz paça diyemiyorum…

Saat 07.00 de Çamardı minibüsüne binerek yola çıktık, Çukurbağ köyünde indik bizi Mehmet ŞENOL abinin küçük oğlu karşıladı, evlerine gittik. Bizi Karayalak Boğazına Mehmet Abi’nin oğullarından Recep götürecekti. Mehmet Abi’nin eşi sağolsun bize de kahvaltı hazırladı, ikinci kahvaltı bizi epey keyiflendirdi doğrusu. İlki nasıl bir moral bozukluğu yaptı siz düşünün.

dağcılık

Kahvaltı sonrası kamyonet ile yola çıktık, Çukurbağ’dan Karayalak Boğazı girişi 20 dakika sürüyor. Bir kısmı hoplaya zıplaya bir yolculuktan sonra 9.30’da Karayalak Boğazı girişine ulaştık. Şunu da eklemek lazım Karayalak Kamp alanının yarım saat yürüyüş mesafesinde daha geride Sokullu Kamp alanı’da bulunuyor. Ancak biz daha yukarıda olan Karayalak girişini tercih ettik. Bu noktadan sonra bizi getiren Recep ile vedalaştıktan sonra Emre ile belirgin patikadan ilk hedefimiz Çelikbuyduran yolunu tuttuk.

dağcılık

Çelikbuyduran’a Çıkış ve Emler Zirvesi

Aladağlar’da katır kiralayarak gideceğiniz noktaya çantalarınızı taşıtmak mümkün. Ancak Emre de ben de dağcılığın olabildiğince tedarik yardımı almadan kendi yükünü taşıyarak yapılması anlayışını benimsemiş olduğumuzdan, çantalarımızı yine kendimiz taşımaktaydık. Böylece yavaş ve kararlı adımlarla 1200 metre yukarıdaki ilk hedefimize ilerlemeye başladık. Patika öyle belirgin ki GPS kullanımına ihtiyaç duyulmuyor.

dağcılık

Aladağlar’a gelmeden önce ilk aklıma gelen konulardan biri su kaynaklarıydı. Çünkü daha önce Medetsiz deneyiminde yaşadığım susuzluk hala aklımdaydı. Ancak Aladağlar’da suyu dert etmeyin diyebilirim. Çünkü Karayalak girişinde, Çelik Buyduran geçidinde ve Yedigöller Kamp alanında su var. Bu nedenle yanınıza başlangıçta 2-2,5 litre su almanız yeterli. Tedarik ederek ilerleyebilirsiniz.

aladağlar

 

Karayalak girişinden Çelikbuyduran geçidi 6 km civarında, irtifanın etkileri ben de 3200 metre dolaylarında kendini göstermeye başlıyor. Artık daha sık, kısa molalar vermeye başlıyoruz. Esasında ilk gün Sokullu veya Karayalak girişinde geceyi geçirmek aklimatize olmak açısından daha uygun olacaktır. Ama bizim vaktimiz kısıtlı olduğundan direk yüksek irtifa ile yüzleşmek durumunda kaldık.

Çelikbuyduran geçidinde sularımızı ikmal edip bir miktar daha yükseldikten sonra kamp çantalarımızı bir kenara bırakıp, zirve çantalarımız ile Emler Zirvesi’ne doğru yükselmeye devam ettik.

dağcılık

Bu arada Çelikbuyduran’da irtifaya alışma sorunu yaşadığını tahmin ettiğim yol arkadaşımın giderek rahatsızlığı artmaya devam etti ve ne yazık ki Emler Zirvesi’ne 200 metre irtifa kala Emre geri dönüş kararı aldı.

Bundan sonrasında rotaya yalnız devam ederek 3723 mertelik zirveye ağzımda bir türküyle ulaştım. Hayranı olduğum zirvelerden Demirkazık’ı gıyapta tanıdığım ve tanışmak istediğim biriyle selamlaşır gibi uzaktan izledim.

Çocukluğumda, ilk gençlik zamanlarımda velhasıl Ceyhan’dan ayrılana kadar evimizin damından açık havalarda Toroslar’ın zirvelerini izlerdim. Zirveden etrafı izlerken o günler geldi aklıma.

dağcılık

Bir tarafta Demirkazık bir tarafta Kızılkaya ve üzerinde olduğum Emler, Aladağların ağır topları olarak bir arada idi.  Hava da az miktarda bulut olduğu için gayet açık olan manzarada Yedigöller Platosu harika görünüyordu.  Beş buçuk saatte Çelikbuyduran’a toplamda altı buçuk saatte Emler Zirvesi’ne ulaşmıştım.

dağcılık

dağcılık

Yedigöller Kamp Alanı

Genellikle kamp alanı olarak tercih edilen Yedigöller Platosu’nun yüksekliği bile 3100 metre. 3500 metrenin üzerinde bir çok zirve bulunuyor. Tamamen çıplak ve kayalardan oluşan bir arazisi var.  Özellikle Yedigöller Platosu’na yüksekten bakarken “Marslı” filminden sahneler gözümün önüne geldi desem yeridir.

Zirveden hızlı bir şekilde inerek geçitte sert ve soğuk rüzgarda beni bekleyen Emre’nin yanına ulaştım, beş dakika kadar dinlendikten sonra kamp alanına doğru inişe geçtik. Geçitten kamp alanı bir saat kadar sürmekte. Kamp alanında zemin oldukça sert bu nedenle sert zemin kazıkları getirmenizi tavsiye ederim. Burada bir dağcı barınağı ve içinde çeşme bulunuyor, ayrıca barınağın banyo ve tuvaleti de var.

dağcılık

Çadırlarımızı kurduktan sonra yemek hazırlığına başladık yorgunluk ve hızlı alınan bir irtifanın ardından pek iştahsız bir şekilde yemeklerimizi yiyebildiğimiz kadar yedik. Sonrasında ise dinlenmeye çekildik, 1-1,5 saatlik bir istirahatin ardından toparladığımı hissettim. Bu arada kamp alanına başka gelenler de oldu. Onlarla sürekli olarak orada kurulu olan çadır içinde sohbet edip çaylarımızı cicibebe eşliğinde içtikten sonra tekrar çadırlarımıza çekildik. Gittiğimiz tarih itibariyle konfor derecesi +5 olan uyku tulumumu götürdüm, akşam dışarıda otururken ise içilik ve polar giydim, uyurken de içlik ile uyudum. Ne dışarıda otururken ne de gece uyurken üşümediğimi belirteyim. Açıkçası daha soğuk bir hava bekliyordum.

Dönüş

Ertesi sabah dinlemiş bir şekilde uyandım ancak Emre hala pek iyi hissetmiyordu, durum böyle olunca faaliyeti sonlandırıp dönüş kararı aldık. Her ne kadar Yay Boynu zirvelerini yalnız başıma tamamlayabilecek olsam da arkadaşımı yalnız bırakmak istemedim. Aynı şeyi beni Aladağlar yolunda yalnız bırakmayarak O da yapmıştı.

Uzunca bir kahvaltıdan sonra çadırlarımızı ve malzememizi toplayarak geri dönüş için yola koyulduk. 4 saat olarak hatırladığım bir sürede 2.200 metredeki başlangıç noktasına, Karayalak girişine ulaştık.

Planlamasını baştan sona kendimiz yapmamız itibariyle bu faaliyet Aladağlar ile tanışma bakımından çok faydalı olmuştu. Bundan sonra bu güzel dağlara bir sonraki gelişim tanışmak için değil kavuşmak için olacaktı. İyi ki bizim dağlarımızsın Aladağlar…

Teşekkürler yol arkadaşım Emre DEMİRDÖĞEN.

Bilal Levent ERTAŞ

 

 

Anahtar Kelimeler: Aladağlar Emler Yedigöller Dağcılık Kamp Trekking

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İşlemin sonucunu yazınız *